Bugün Pazar! Sevgili

Bugün Pazar! Sevgili

6 Temmuz 2014

Bugün pazar! Sevgili Kimliğimi kaybettim, tıpkı sıcak ayazların gölgesinde dudaklarımın bir yudum suya muhtaçlığı gibi ezdim göklerdeki umutlarımı. Vakitsiz açan gül leri koparmaya bile kıyamazdım, ben seninle sevdim ya gül bahçelerini. Sıralı mektupların mürekkebini tüketir gibi içtim yokluğunu kaç kez yığıldım sol yanımın üzerine, gözlerimi yıkadım mevsimin en serin yağmur u ile. Bilinmez dertlerin en hakiki reçetesini yazan ellerim, kendi derdine deva bulamazken koyu uçurumların en yüksek tepesinden seyrettim yokluğunu. Acımdım! Sustuğum yerden kanatırken içimde ki kopan fırtınayı yuttum, savrulduğum rüzgârların duacısı olurken dilim, vakit siz içtiğim zehre düğümledim boğazımı. Kan kustuğum gece lerime şahit gösterdiğim yokluğuna el açan bir yetim öyküsü daha yazdım sana. Gözlerim içimdeki çocuğa bakarken kanadı en çok da Bir ömre serilen emeği helal eylerken uğruna, sol yanıma saplanmış kurşunun izi ile yaşamak nasıl da ağır geliyor adama. Dört duvarın dilsizliği olmasa keşke, taş duvarların üzerime devrilen ağırlığı olmasa keşke Yıllarıma serilen kıyametin ağırlığı olmasa keşke ( Ya//Da Keşkelere esir etmeseydin beni. Dilimden alsaydın bir solukta ağzından çıkan(git)kelimesini Ahvalini yüreğime yazan sevgi li, Söyle şimdi, hala gücün kaldı mı? Enkazından çıkarıp almaya beni Ellerin titremez mi? yırtmaya kalksan resimleri, kalbin yerinden sökülmez hiç emanetimi kirletirken. Dudakların ( aşk)diye kurusa, hangi çölde konaklayacaksın şimdi? Ah! Gönlümün şifası Derdine dilimin duası tükenmez, gözlerim yandığım aşk a heba ederken kendini yanılışım bilsem de bu aşk ı, avuçlarım yokluğunu tek kalem yazar yine. Kara gece leri yoldaş sayar kendine, uzağıma düşen gözlerini her susuzluğumda doyasıya içerken doyarım belki doymadığım sana. Ah benim sıcağımdaki ayazım; Eceli bekleyen bir yolcuyum gayri fanide, tükettiklerimi yazsam sen bile inanmazsın belki de, (AŞK)fedakârlıktı bizim okuduğumuz her kitapta ve ben sildim her şeyi ardıma bile bakmadan Geçtim dünya üzerinde ki hep var dediğim varlıkların gölgesinden. Şimdi her şeyi olan sen, hiç bir şeyi olmayan beni (bir çare)düşlerden anımsayacaksın artık. Bir de Sana bıraktığım kanamalı şiirlerin gölgesinden duyacaksın derdimi. Ah şiir yüreğim; Hep çocuk kalırım sandım, hep şımaran bir çocuk gibi kırmızı balonların peşinde koşan her çılgınlığımda boynuna sarılan, yine ellerimi ısıt diye ağlayan kalırım sandım. Yine kulağıma bir şiir okuyanım olur sandım. Gecelerime düşen bir yıldız dın ya, o yıldız ı hep derdimi döktüğüm (mehlikam)gibi parlar sandım. Ve sandım ki, her sabah ayaklarımdan önce sana koşan sızılı yüreğim bu uğurda seninle ömürlük deva bulur sandım Şimdi, Cansızım... Ölü şiir gölgelerinde vereceğim son nefesin bir avuç duasına muhtacım. Şimdi, İnancımı kaybettiğim, bu kavgada ayaklarımın fersizliği ile yürümeyi öğretiyorum kendime Boynuna bir vebal astım Ölmeden ölmeyi öğrendiğim hayata diyeceklerimi sonraya bıraktım sevgi li:( VE Sen Ağlattığımda gözlerimi, avuçlarıma dökülen aşk olacaksın Ben yüzüme sürdüğüm (âminlerime) hep seni de katacağım Ben bırakılan emaneti yüreğim bildim... FUNDA SAĞLAM 06.07.2014(PAZAR) HÜRMETİNE...